Konut Haberleri
17 Şub 2016 07:24 Son Güncelleme: 10 Oca 2019 04:04

SGK kanser hastasına ilaç vermezse ne olur?

Dün ortaya çıkan akciğer kanserine hastası için ilaç yaptırımına dava hakkı doğdu. KArar 3 Şubat'tan beri yürürlükte...

SGK kanser hastasına ilaç vermezse ne olur?
SGK'nın akciğer kanseri hastaya ilaç vermek için sigara kullanmama şartı tartışılıyor. Ankara Barosu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 3 Şubat’tan itibaren akciğer kanseri olan hastaların bazı ilaçlarının parasını ödemek için “hiç sigara kullanmamış” olması şartını mahkemeye taşıyor.

Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran Hürriyet’e, “Anayasa ve uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınan sağlık hakkını ihlal eden mevcut düzenlemeyi en kısa sürede yargıya taşıyacağımızı ve konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyurmak isteriz” dedi. Canduran söz konusu tebliğ ile temel bir hak olan sağlık hakkının resmi makamlar aracılığıyla kısıtlandığını belirterek şöyle konuştu: “Kişilerin özel hayatı kapsamında olan sigara kullanma tercihi, adeta devlet eli ile cezalandırılıyor. Sigaranın, genetik yatkınlığın veya bilimsel diğer faktörlerin etkisi ile ortaya çıkan akciğer kanseri gibi son derece tehlikeli bir hastalığın tedavisine, ‘sigara içmeme koşulu ile tedavi’ kaydı getiriliyor. Ayrıca yine skleroz hastaları için kullanılan fingolimod etken maddeli ilacın kullanımı, bir başka ilacın en az bir yıl süre ile kullanılması koşuluna bağlanıyor. Koşullu sağlık hizmeti ve sosyal güvence anlamına gelen söz konusu tebliğ, Anayasa’yı ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeleri ağır şekilde ihlal etmektedir.”

Sağlık hakkının, Anayasa’da ‘temel haklar’ arasında sayılan bir hak olduğunu ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu ve usulüne göre iç hukukuna dahil ettiği uluslararası hukuk kaynakları tarafından düzenlenmiş bir ‘insan hakkı’ olduğunu vurgulayan Canduran Türkiye’de sağlık hakkının, 1961 ve 1982 Anayasalarında tanınan temel haklar arasında olduğunu hatırlattı. Anayasal hak güvencesinin, kaynağını uluslararası insan hakları hukukundan alan sağlık hakkı normlarıyla tamamlandığını belirten Canduran “Anayasamızın 56. maddesi ile güvence altına alınan sağlık hakkına ilişkin düzenlemede, ‘herkes’ ifadesi kullanılmıştır. Bu ifadeyi, hukuk önünde eşitlik ilkesi ve özellikle ayrımcılık yapmama hükümleri ışığında yorumlamak gerekir” dedi.

Uluslararası Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 12. maddesi ile sözleşmeye taraf devletleri, herkesin mümkün olan en yüksek seviyede fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma hakkını tanıdığını dile getiren Canduran şöyle devam etti: “Bu hakkı tam olarak gerçekleştirmek amacıyla alacakları tedbirler arasında, ‘Hastalık halinde her türlü sağlık hizmetinin ve bakımının sağlanması için gerekli şartların yaratılması’ vardır. Kişilerin sağlık haklarının kapsamı, modern sağlık hizmetlerinin sunuluşuna göre ‘koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanma’, ‘tıbbi kaynaklara ulaşma’ ve ‘mümkün olan en yüksek sağlık standardına erişim’ gibi çeşitli sosyal güvencelerden oluşur. Temel haklar, sadece Anayasa’nın 13. maddesinde sayılan koşullar dahilinde sınırlamaya tabi olabilir ki bu da ancak kanunla mümkün kılınmıştır. Kanun dışında bir düzenleme ile böyle bir sınırlama ve koşul getirilemez. Bir temel hak olan sağlık hakkı, söz konusu düzenleme ile sınırlama konusu yapılamaz.”

TEDAVİSİ sigara içtiği gerekçesiyle ilaç parası ödenmeyerek kesilen mağdur vatandaşlar da bireysel başvuru yoluyla tartışılan bu uygulamayı, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürebilecekler. Türk Tabipler Birliği de halkın sağlığını tehliye sokması durumunda uygulamayı yargıya taşıyabileceklerini bildirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç Dr Devrim Güngör de düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Hürriyet’e şunları söyledi: “Genel sağlık sigortasının koşullarında tek taraflı ve keyfi değişiklikler yapılması hukuka aykırıdır. Sigara kullanan ve akciğer kanserine yakalanan hastalara tedavileri için gerekli olan ilaç bedellerinin SGK tarafından ödenmeyecek olması kabul edilebilir bir durum değildir. Zira bir kimseyi kusurlu davranışı, yaşam tercihi nedeniyle ölüme mahkum edemezsiniz. Pek çok hastalık sağlıksız yaşam biçiminden kaynaklanmaktadır. Örneğin bu durumda yarın idare belli kilonun üzerinde olan kalp-damar hastalarının tedavi masraflarına karışmıyorum diyebilecektir.”