Gündem
05 Tem 2014 09:11 Son Güncelleme: 10 Oca 2019 01:27

Resmen açıklandı... Son 53 yılın en kötüsü!

Türkiye, son 53 yılın en kurak yazını yaşıyor. Türkiye'nin bu yıl yaşadığı kuraklıkla ilgili resmi açıklama, dolaylı olarak Dışişleri Bakanlığı'ndan geldi

Resmen açıklandı... Son 53 yılın en kötüsü!
Türkiye'nin sınır aşan ve Suriye ile Irak ile ilişkilerinde yıllardır sorunlara neden olan iki akarsuyu, Fırat ve Dicle nehirleri. Son günlerde bazı haberlerde, Türkiye'nin Fırat Nehri'nin suyunu kısmen keserek azalttığı ileri sürülmüştü. Dışişleri Bakanlığı, bu haberlerle ilgili açıklama yaptı. Açıklama ile dolaylı olarak Türkiye'nin bu yıl yaşadığı kuraklık konusunda da resmi bilgiler kamuoyuna iletilmiş oldu. Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması şöyle:

TÜRKİYE KRİZ DÖNEMİNDE DE FIRAT'IN SUYUNU KESMEDİ
" Daha önce birçok vesileyle ifade edildiği üzere, Türkiye tarihinde siyasi veya başka bir amaç güderek sınıraşan nehirlerinden bıraktığı su miktarını azaltmamıştır. Bu durum, bölgemizde yaşanmakta olan kriz ve istikrarsızlık dönemi için de geçerlidir. Türkiye, su konusuna bütünüyle insani açıdan yaklaşmakta, gerek halkımızın, gerek komşu ülke halklarının su ihtiyaçlarına büyük önem vermektedir.

53 YILIN EN KURAK YILI
Diğer taraftan, son dönemde bölgemizde ciddi bir kuraklık yaşanmaktadır. Bunda iklim değişikliği büyük rol oynamaktadır. Bu yıl da, 1961’den beri ülkemizde kaydedilen en kurak dönem olmuştur.
Türkiye, ciddi kuraklık sorununa rağmen ve son 12 ayda barajlarına dolan doğal su miktarı ortalama 297 m3/s iken, Fırat Nehri’nden aynı dönemde Suriye ve Irak’a ortalama 599 m3/s su bırakmıştır.
Türkiye, önümüzdeki dönemde de suyun gereken miktarlarda bırakılmasını amaçlamakla birlikte, iklim koşullarına ve kuraklığa bağlı olarak, bırakılan su miktarında bazı dönemlerde azalma yaşanabileceği de göz önünde bulundurulmalı ve buna karşı gerekli ihtiyati tedbirler alınmalıdır.

Öte yandan, Suriye ve Irak’ta yaşandığı ileri sürülen su sıkıntısının, anılan ülkelerde kısıtlı su kaynaklarının israf edilmesinden, ayrıca, çatışan tarafların bu kaynaklar üzerinde hakimiyet kurma ve suyu kendi amaçları doğrultusunda kullanma mücadelesinden kaynaklandığı da unutulmamalıdır.

Türkiye, sınıraşan su kaynaklarının hakça, akılcı ve optimum bir şekilde kullanılması ve bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi için komşu ülkelerle işbirliğinin geliştirilmesine her zaman hazırdır."