Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Tuzla Hastanesi Açılış Töreni
- Başbakan Yıldırım: (1)- "(Zeytin Dalı Harekatı) Harekatın 8. gününde çalışmalar planlandığı şekilde gidiyor, herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Bu harekat bir tercih değil, bir keyfiyet değil, bir mecburiyet sonucu yapıldı"- "PKK, Irak'ta konuşlanmıştı, orada emperyalistler desteğini...
İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, "Harekatın 8. gününde çalışmalar planlandığı şekilde gidiyor, herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Bu harekat bir tercih değil, bir keyfiyet değil, bir mecburiyet sonucu yapıldı." dedi.
Başbakan Yıldırım, Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
Tuzla Hastanesi ile Okan Üniversitesi Hastanesi Acıbadem
Polikliniği'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada Zeytin Dalı
Harekatı'na değindi.
Harekatın 8. gününde çalışmaların planlandığı şekilde gittiğini, herhangi bir sıkıntının söz konusu olmadığını vurgulayan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu harekat, bir tercih değil, bir keyfiyet değil, bir mecburiyet sonucu yapıldı. Herkes bir şey söylüyor. Yani sizin İran'dan Akdeniz'e kadar bütün hudutlarınız ötesinde bir şer koridoru oluşacak, buraya bir terör sözde devleti yapılanması içerisine girişilecek, Türkiye de böyle hiçbir şey yapmadan bekleyecek... Böyle bir şey olur mu?
35-40 yıldır bizim bu terör örgütüne karşı ne mücadele verdiğimiz, bizi ne kadar meşgul ettiğini bütün dünya biliyor. Şimdi Irak'ta olan bu mücadele, bu operasyonları Suriye alanına da yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Yaptıkları bu. PKK, Irak'ta konuşlanmıştı, orada emperyalistler desteğini veriyordu. Şimdi yetmedi, Suriye'ye de taşımaya karar verdiler. Maksat Türkiye'yi kuşatmak, Türkiye'nin enerjisini azaltmak, Türkiye'yi meşgul etmek, gelişmesini, kalkınmasını geciktirmek. Plan çok açık, çok alçakça ama Türkiye buna pabuç bırakmaz. Bu millet buna asla izin vermez.
Nitekim Afrin Operasyonu başlar başlamaz millet 15 Temmuz'daki
gibi kenetlendi. Her türlü farklı fikirde, farklı düşüncede, farklı
siyasi tercihte olan vatandaşlarımız bir oldu, beraber oldu, kardeş
oldu ve birlikte ay-yıldızlı bayrağımız altında birleştik. Çok
şükür kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz, Özgür Suriye Ordusu'nun
kahraman evlatları bu operasyonu başarıyla sürdürüyor."
Bu operasyonun yapılmasının birkaç ana sebebi olduğuna işaret
eden Yıldırım, Afrin bölgesinden Türkiye'ye sayısız roket
saldırıları, terör saldırıları olduğunu hatırlatarak, "Şehitlerimiz
oldu, sivil vatandaşlarımız hayatını kaybetti. Daha ne
bekleyeceğiz? Milletimizin can ve mal güvenliğinden daha önemli ne
var? Yetmedi, sınır güvenliğimiz. Sınır güvenliğimizin teminat
altına alınması lazım. Yetmedi, işte Fırat Kalkanı bölgesinde
Cerablus ile Azez arası El Bab'a kadar 2 bin kilometrekarelik
alanda bugün huzur var, sükunet var, 130 bine yakın insan, bizim
topraklarımıza sığınan Suriyeliler döndü ve yerleştiler. Sadece 160
bin çocuk eğitime başladı. Sağlık hizmetleri, belediye hizmetleri,
her türlü hizmetler veriliyor. Huzur geldi, barış geldi." diye
konuştu.
Ancak 2014’ten beri terör örgütü PKK'nın, PYD ve YPG adı altında
Afrin'de insanlara kan kusturduğunu, zulüm yaptığını aktaran
Yıldırım, şöyle devam etti:
"Orada kim var? Araplar var, Kürtler, Türkmenler var. Hani
bunlar Kürtlerin haklarını savunuyordu. Kürtlerin çocuklarını, daha
ufak ufak sabileri askere alıyorlar. Zorla cepheye taşıyorlar,
haraç istiyorlar, zorla vergi topluyorlar. İş yerlerini ellerinden
alıyorlar, evlerini ellerinden alıyorlar. Her türlü zulmü
yapıyorlar. Dünya şunu biliyor mu acaba? Bunların zulmünden kaçıp
Türkiye’ye sığınan 350 bin Kürt var. Hani nerede Kürtlerin hakkını
savunanlar? Bunlar katil, bunlar alçak, bunların işi öldürmek.
Savunmasız insanları öldürmek. Şimdi bir de onlara DEAŞ karıştı.
Nasıl karıştı? Rakka'da operasyon yaptılar hesapta PYD ve YPG ile
beraber. Rakka'ya girdiler, oradaki bütün DEAŞ'lıları davulla,
zurnayla, arabalarla koruma da verip PKK'lılardan yanlarına,
Rakka'dan çıkardılar. Nereye gönderdiler? Afrin'e gönderdiler.
Mısır'a gönderdiler. Türkiye üzerinden Avrupa’ya göndermek için
yola çıkardılar. Bütün bunlar dünyanın gözü önünde oluyor. Artık
bunu bilmeyen de yok. Kendini avutuyor. 'Efendim biz mecburduk
bunlarla iş tutmaya, işimiz bitince bırakacağız.' Siz
bırakacaksınız da onlar sizi bırakacak mı? Burasını niye
düşünmüyorsunuz? Her neyse onların işi bizi ilgilendirmez, ne
yaparlarsa yapsınlar."
- "Türkiye, eski Türkiye değil"
"Terör örgütü ile iş birliği yaparak, iş tutarak başka bir terör örgütü yok edilebilir mi?" diye soran Yıldırım, Zeytin Dalı Harekatı'nın ülkemizde siyasileri de birleştirdiğini, hem ana muhalefet hem MHP'nin genel başkanlarına gelişmeleri ve operasyonun detaylarını anlatma fırsatı olduğunu anlatarak, "Tek ses ve tek yürek olarak milletimizle beraber kahraman ordumuzun, Mehmetçiklerimizin başarısı için duamız, desteğimiz devam ediyor. Allah onların yar ve yardımcısı olsun. Unutmasınlar ki bu millet, 80 milyon, onların arkasında. Başka bir şeye de ihtiyacımız yok." ifadelerini kullandı.
Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin bu ve buna benzer operasyonları
40 yıldır yaptığına dikkati çekerek, "Bu operasyon üzerinden bizim
ekonomimize operasyon çekmeye çalışanların da iyi bilmesi lazım;
Türkiye eski Türkiye değil, yatırımlar devam ediyor, açılışlar
devam ediyor, vatandaşın normal yaşamı devam ediyor. Elhamdülillah
ekonomimiz güçlü, ufak tefek dedikodulara, operasyonlara pabuç
bırakacak bir ülke değiliz. Üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam
oluşturmaya, refahı arttırmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde
bulundu.
(Sürecek)