Gündem
20 Tem 2015 08:10
Son Güncelleme: 09 Oca 2019 20:20
Kuran-ı Kerimde Amin Kelimesi Geçiyor mu?
Ne kadar arsanız arayın kutsal kitabımızda amin kelimesini
bulamazsınız. Sadece İslam'da âminin kullanım yeri Fatiha Suresi
olarak bilinir. “Veleddalin amin” şeklinde. Lakin dualarınızdan
sonra hemen amin demelisiniz şeklinde bir ayet yoktur. Yalnız Ebu
Hureyre'den aktarılan bir rivayete göre hadis-i şeriflerde Hz.
Muhammed (sav)’in "İmam âmin dedikten sonra siz de âmin deyin;
çünkü bir kimse meleklerle aynı zamanda âmin derse, tümişlemiş
olduğu günahları affedilir," buyurmuştur. Peki o halde bizde amin,
hristiyanlarda ve Yahudilerde amen olan bu kelime nereden türedi.
Hiç merak ettiniz mi? Yahudilerde duadan hemen sonra “âmen” deme
geleneği antik çağlardan günümüze kadar uzanan bir süreçtir.
Yahudilerde tapınakta tanrıyı övücü sözler söyleme geleneği sonunda
ya da din adamlarının her sözünün sonunda ettiği bir duanın
ardından söylenir. MÖ 4. yüzyılda dahi bu geleneğe rastlanmaktadır.
Âmin kelimesinin anlamının ayinsel kullanımı daha sonra
Hıristiyanlığa geçmiştir. Hristiyan azizlerinden Justinus'un
aktardığına göre âminin kullanım zamanı Efkaristiya ayininde
başlamıştır. Zamanla yıllar sonra da vaftiz töreninde kullanılmaya
başlanmıştır. Ama tüm bu dinlerden önce bu geleneğin Mısır
firavununun başlattığı söylenmektedir. Amenhotep olarak bilinen bu
kralın halkına her sözünden sonra onun yüceliğini belirtmek için
her cümlenin sonunda Amon demelerini istemesiyle başlamıştır.
Bundan sonra bu gelenek ise “Amen şeklinde Yahudiliğe ve
Hristiyanlığa sonrasında da “Amin” şeklinde bizim dilimize kadar
geçmiştir. Ama her şeye rağmen Âmîn, duanın kabul edilmesi için
Rabbinden istemek, temenni etmek niyeti ile her duanın sonunda
söylenen bitiriş sözü olarak kabul edilir.