Gündem
26 Haz 2015 17:04
Son Güncelleme: 10 Oca 2019 02:52
Dokuz yılda Bolu kadar tarım alanı kaybettik!
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün ilan ettiği 2015 Uluslararası Toprak Yılında, Heinrich Böll Stıftung Vakfı, tüm dünyayı kapsayan toprak araziler ve tarlalar hakkında 2015 Toprak Atlası hazırladı. Buna göre Türkiye, dokuz yılda Bolu’nun yüzölçümü kadar yani 827 bin hektar (8270 kilometre
Tarla, arazi ve toprağa dair sayı ve olgularla Heinrich Böll
Stıftung Vakfıtarafından 2015 Uluslararası Toprak Yılı nedeniyle
hazırlanan 2015 Toprak Atlası, arazi fiyatlarının hızla yükselmesi,
her yıl kaybedilen verimli topraklar ve ülkelerin beslenme için
ithal ettiği tarla ve mera arazileri hakkında dünya çapında bir
inceleme sunuyor. Rapor aynı zamanda, son dönemde çıkan yasaların
etkilerini ve kadınların toprak mülkiyetindeki paylarını da
anlatıyor.
Toprak Atlası raporuna göre, verimli toprak dünyanın yüzeyinde çok ince bir tabaka oluşturuyor ve toplamda 10 santimetrelik bu tabakanın oluşumu için 2 bin yıl gerekiyor. Ancak yanlış kullanım yüzünden dünyada her yıl 24 milyar ton verimli toprak kaybediliyor.
Tarım toprakları üstüne sanayi ve inşaat
Tarım toprakları üstüne sanayi ve inşaat
Dünyada toprakların kentleşmeye açılması, sanayi ve insan etkisine maruz kalmasıyla yapısının değişmesi başta gıda olmak üzere tüm üretim süreçlerini ve yaşamı etkiliyor. Toprak Atlası’na göre dünyadaki toprakların yüzde 20-25’inin yapısının olumsuz yönde değiştiği tahmin ediliyor.
Türkiye’de ise 2001-2010 yılları arasında tarım dışına çıkarılan arazi miktarı resmi rakamlara göre 827 bin hektar. Bu, Yırca köyündeki zeytinlik alanı büyüklüğünde bir araziden dokuz yıl boyunca her gün beş tane kaybettiğimiz anlamına geliyor.
Yani Türkiye dokuz yılda Bolu’nun yüzölçümü kadar toprak kaybetti. (Verilere göre Türkiye 2001-2010 arasında 827 bin hektar yani 8270 kilometrekare toprak kaybetti. Bolu’nun yüzölçümü ise 8276 kilometrekare)
Tarım arazilerinin tarım dışı kullanıldığı alanların başında sanayi ve inşaat sektörü geliyor.
Kendi toprakları Avrupa’ya yetmiyor
AB nüfusunun tüketimi için, 28 üye ülkenin toplam alanının bir buçuk katı olan 640 milyon hektarlık bir alana gereksinim var. Avrupa’daki tüketim için kullanılan alanın yaklaşık yüzde 60’ı ise, AB sınırları dışında yer alıyor.
“Avrupa Birliği’ndeki tarım toprağının yüzde 35’i sıkışma emareleri gösteriyor, yüzde 17’si ise toprak vasfını yitirmiş durumda. Bu toprakların bir kısmı ciddi şekilde zarar görmüş, bazı yerlerde ise toprak, tamamen yok olmuş.
42 milyonu rüzgâr, 105 milyonu ise su erozyonundan olmak üzere yaklaşık 150 milyon hektar toprak, erozyondan mustarip. Tarım sebebiyle Avrupa topraklarının yüzde 45’i ciddi organik madde kaybına uğramış durumda, buna humus ve toprakta yaşayan organizmalar da dahil.”
Gübre gerçekten masum mu?
Gübre gerçekten masum mu?
Gıda üretimini ve ekinlerin verimliliğini artırmak için kullanılan mineral gübrelerin tüketimi son 50 yılda, beş kat arttı. Raporda, mineral gübrelerin içindeki azot oranının bazı ülkelerde yüzde 90’a kadar çıkabildiği ve azotun toprağa uzun vadede ciddi zararlar verdiği belirtiliyor.
“En yaygın azotlu gübreler, özellikle de üre, toprağı asitlendirir, zira amonyak bazlıdır. Bu da diğer bir yaşamsal öneme sahip besin olan fosforu azaltır. Azot, aynı zamanda humusun çözünmesini hızlandırarak topraktaki organizmaları besinden mahrum bırakır.”
Toprak Atlası raporuna göre, verimli toprak dünyanın yüzeyinde çok ince bir tabaka oluşturuyor ve toplamda 10 santimetrelik bu tabakanın oluşumu için 2 bin yıl gerekiyor. Ancak yanlış kullanım yüzünden dünyada her yıl 24 milyar ton verimli toprak kaybediliyor.
Tarım toprakları üstüne sanayi ve inşaat
Tarım toprakları üstüne sanayi ve inşaat
Dünyada toprakların kentleşmeye açılması, sanayi ve insan etkisine maruz kalmasıyla yapısının değişmesi başta gıda olmak üzere tüm üretim süreçlerini ve yaşamı etkiliyor. Toprak Atlası’na göre dünyadaki toprakların yüzde 20-25’inin yapısının olumsuz yönde değiştiği tahmin ediliyor.
Türkiye’de ise 2001-2010 yılları arasında tarım dışına çıkarılan arazi miktarı resmi rakamlara göre 827 bin hektar. Bu, Yırca köyündeki zeytinlik alanı büyüklüğünde bir araziden dokuz yıl boyunca her gün beş tane kaybettiğimiz anlamına geliyor.
Yani Türkiye dokuz yılda Bolu’nun yüzölçümü kadar toprak kaybetti. (Verilere göre Türkiye 2001-2010 arasında 827 bin hektar yani 8270 kilometrekare toprak kaybetti. Bolu’nun yüzölçümü ise 8276 kilometrekare)
Tarım arazilerinin tarım dışı kullanıldığı alanların başında sanayi ve inşaat sektörü geliyor.
Kendi toprakları Avrupa’ya yetmiyor
AB nüfusunun tüketimi için, 28 üye ülkenin toplam alanının bir buçuk katı olan 640 milyon hektarlık bir alana gereksinim var. Avrupa’daki tüketim için kullanılan alanın yaklaşık yüzde 60’ı ise, AB sınırları dışında yer alıyor.
“Avrupa Birliği’ndeki tarım toprağının yüzde 35’i sıkışma emareleri gösteriyor, yüzde 17’si ise toprak vasfını yitirmiş durumda. Bu toprakların bir kısmı ciddi şekilde zarar görmüş, bazı yerlerde ise toprak, tamamen yok olmuş.
42 milyonu rüzgâr, 105 milyonu ise su erozyonundan olmak üzere yaklaşık 150 milyon hektar toprak, erozyondan mustarip. Tarım sebebiyle Avrupa topraklarının yüzde 45’i ciddi organik madde kaybına uğramış durumda, buna humus ve toprakta yaşayan organizmalar da dahil.”
Gübre gerçekten masum mu?
Gübre gerçekten masum mu?
Gıda üretimini ve ekinlerin verimliliğini artırmak için kullanılan mineral gübrelerin tüketimi son 50 yılda, beş kat arttı. Raporda, mineral gübrelerin içindeki azot oranının bazı ülkelerde yüzde 90’a kadar çıkabildiği ve azotun toprağa uzun vadede ciddi zararlar verdiği belirtiliyor.
“En yaygın azotlu gübreler, özellikle de üre, toprağı asitlendirir, zira amonyak bazlıdır. Bu da diğer bir yaşamsal öneme sahip besin olan fosforu azaltır. Azot, aynı zamanda humusun çözünmesini hızlandırarak topraktaki organizmaları besinden mahrum bırakır.”