Ekonomi
19 Ara 2014 13:54 Son Güncelleme: 10 Oca 2019 02:19

Babacan'dan flaş dolar yorumu

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Rusya kaynaklı gelişmelerin, diğer gelişmekte olan ülkelere etkisiyle ilgili, "Kurda bir etkisi oluyor ama temeller sağlamsa bundan da korkmamak lazım" dedi. Babacan doların değer kazanması trendinin bir süre daha devam edeceğini belirtti.

Babacan'dan flaş dolar yorumu
Babacan, Kanal 24 televizyonunda katıldığı canlı yayında gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı. Babacan, işsizlik oranlarına ilişkin bir soru üzerine ülkenin genel ekonomik yapısına bakıldığında istihdamla ilgili konuların önemine işaret etti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nın açıklayacağı Öncelikli Dönüşüm Programları Eylem Planlarının 3. paketinde istihdam ile ilgili konuların yer alacağını dile getiren Babacan, son paketin daha insan odaklı olacağını kaydetti. Bunların arasında işgücü piyasasının etkinleştirilmesi, temel ve mesleki becerilerin geliştirilmesi, nitelikli insan gücü için çekim merkezi olabilmek gibi konuların yer aldığını anlatan Babacan, bu planların bazılarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemeler gerektiğini ifade etti.

Doların yükselmesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Babacan, Amerikan Merkez Bankasının (Fed) bundan sonra izleyeceği politikaların doların değerini etkileyecek bir numaralı faktör olduğunu söyledi.

'DOLARIN DEĞERLENMESİ TRENDİ BİR SÜRE DAHA DEVAM EDEBİLİR'

Doların dünyanın en önemli rezerv para birimi olduğunu dile getiren Babacan, Rusya-ABD ilişkilerinin bugünkü durumuna karşın Rusya'nın rezervlerinin önemli bir bölümünün dolardan oluştuğuna dikkati çekti.

Her adımda rasyonel hareket edilmesi gerektiğini belirten Babacan, "Genel anlamda doların değerlenmesi ile ilgili genel bir trend var. Bu trend bir süre daha devam edebilir. Bunun hızı ve dalga boyutları Amerikan Merkez Bankasının atacağı adımlara bağlı" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin farklı senaryolara hazır olması gerektiğini dile getiren Babacan, Türkiye'nin kendi işini sağlam tutmasının önemini vurguladı. Bu zamana kadar hep ihtiyatlı olunması gerektiğini söylediklerini anımsatan Babacan, "Biz bugüne kadar bu kadar sağlam ve ihtiyatlı gelmeseydik. Türkiye, defalarca, krizden krize savrulmuştu" değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, Türkiye'nin cari açığı olan ve dışarıdan finansman girişine ihtiyaç duyan bir ülke olduğuna işaret ederek, bunun tasarrufları artırarak ve büyümesini finansa edebilir hale gelene kadar süreceğini söyledi.

'CARİ AÇIĞIMIZ 17-18 MİLYAR DOLAR DÜŞÜK ÇIKACAK'

Petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye'ye etkilerine ilişkin görüşlerini de paylaşan Babacan, petrol fiyatları düştüğü zaman ülkenin cari açığının düştüğünü belirtti. Gelecek sene için hesaplarını 102 dolardan yaptıklarını anlatan Babacan, "Gelecek yılın ortalaması 102 değil de 62 dolar olursa 17-18 milyar dolar cari açığımız daha düşük çıkacak" diye konuştu.

Ali Babacan, petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık düşüşün enflasyonu yarım puan gerilettiğine işaret ederek, ortalama petrol fiyatının 62 dolar olması durumunda enflasyonun planladıklarından 2 puan daha düşük çıkabileceğini kaydetti.

Fiyatların düşmesinin büyümeye net etkisinin pozitif olduğunu dile getiren Babacan, buna karşın düşüşün petrol üretip ihraç eden ülkeler üzerinde olumsuz etkisi olacağına dikkati çekti.

Babacan, düşük petrol fiyatlarının ve yaptırımların Rusya ekonomisini etkilediğini vurgulayarak, Rusya'ya yönelik daha önce de bir güven sorununun bulunduğunu söyledi. Rusya'nın uluslararası piyasalarda gelişmekte olan ülke sınıfında yer aldığını belirten Babacan, gelişmekte olan ülkeler kategorisinde pek çok yatırımcının yatırımını sepet halinde yaptığına işaret etti.

'HIZLI KARAR ALABİLİYORUZ'

Rusya'daki gelişmelerden korkup diğer gelişmekte olan ülke piyasalarından çıkan yatırımcıların, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkelerdeki varlıklarını da sattıklarını belirten Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"En çok etkilenen ülke Rusya ama gelişmekte olan ülkelere de G20'ye bulaşma etkisi de oluyor. Bunun oldukça sınırlı olduğunu görüyoruz. Pazartesi, salı günü ruble, bir günde, tarihindeki en büyük değer kayıplarını yaşadı. Bir yüzde 12 düştü, ertesi gün yüzde 10 daha düştü. Ama geçen pazartesi ne oldu? Türk Lirası'nda değer kaybı yüzde 3,5 oldu. Kurda böyle bir etkisi oluyor ama temeller sağlamsa bundan da korkmamak lazım. Hızlı karar, tedbir alabiliyoruz. O da bizim belki diğer ülkelerden farklı bir özelliğimiz. O gün piyasalar biraz hareketli olduğu zaman merkez bankası Başkanımızla konuştuk, Sayın Başbakanımızla konuştuk. Hemen ertesi gün çok hızlı bir tedbir aldık. Mesela 'enerji KİT'lerinin artık döviz ihtiyacını Merkez Bankası karşılasın' dedik. Bunun kararını pazartesi akşamı verdik, salı günü açıkladık, çarşamba günü ilk uygulamasını yaptık. Çarşamba günü BOTAŞ, dövizini Merkez Bankasından aldı. Böylesine hızlı karar alıp uygulama imkanımız var."