Gündem
25 Haz 2015 17:49 Son Güncelleme: 09 Oca 2019 20:20

Atasözü Ve Deyimlerin Hikayelerini Biliyor musunuz?

Atasözü Ve Deyimlerin Hikayelerini Biliyor musunuz?
Şimdiye kadar kullandığınız deyim ve atasözlerinin nasıl oluştuğunu hiç merak etiniz mi? İşte size en güzel hikâyeleriyle atasözleri ve deyimlerinin hikayelerinden bazıları… Ayağını yorganına göre uzat atasözünün hikâyesi: 2. Abdulhamit yanındakilerle birlikte darülacezeye ziyarete gittiğinde ve içeride dolaşırken birinin ayak kısmının yorganın dışında olduğunu fark eder ve vezirlerine dönerek bu adamın bunu yapmasındaki sebep ne olabilir sizce diye sorar. Vezirler hep birlikte yorganı kısadır padişahım onun için ayak kısmı da yorganın dışına kadar çıkmış diye cevaplarlar. 2. Abdülhamit de peki bu vaziyetin düzeltilmesi için ne yapılabilir diye sorunca vezirler hemen adamı uyandırıp para teklifinde bulunmuşlar. Bütün bu konuşmalara şahit olan başka bir adam da belki kendisine de para verilir niyetiyle yorganını başının üstüne kadar çekip ayaklarını dışarıya çıkarır. Biraz sonra adamı gören padişah durumu anlar vezirlerine bir işaret eder. Peki ya der “ bunun için ne dersiniz” diye sorunca vezirler hep birlikte “Padişahım bu kişinin yorganı yeterli büyüklükte lakin bu kişi ayağını yorganına göre uzatmamış diye cevaplarlar. Padişah bunun üzerine peki bu kişi için ne yapmalı diye sorunca da vezirler “Bu yorganın dışındaki ayak kısmını kesmeli padişahım deyince artık adam dayanamaz ve ayaklarını yavaşça kendi üstüne doğru çekmeye başlar. Mürekkep yalamak deyiminin hikâyesi de bir başka ayrıntıda gizlenmiştir. Eski zamanlarda mürekkeplerin içinde bulunan ve bezir isi olarak adlandırılan bir madde bulunurmuş. Yazınızda yaptığınız her hangi bir yanlışlık ancak o maddeyi yalamakla giderilirmiş. Tabi o dönemde okuma-yazma bilen kişi sayısı çok az olduğu için bir iki satır yazabilecek ve okuyabilecek kişilere el bebek, gül bebek bakılırmış. Yani anlayacağınız mürekkep yalayabilmek o dönemlerde üstün bir meziyet olarak kabul edilirmiş.