Güncel
16 Eyl 2019 11:27 Son Güncelleme: 16 Eyl 2019 12:57

2 bin yıllık şehir yok olma tehlikesinde!

Mısır'da Büyük İskender tarafından en az 2 bin yıl önce kurulan İskenderiye şehri, tarih boyunca birçok işgal, yangın ve depreme rağmen ayakta kaldı. Ancak bu kadim şehir şimdi yeni bir tehlike ile karşı karşıya; küresel ısınma nedeniyle yükselen su seviyesi.

2 bin yıllık şehir yok olma tehlikesinde!

Ortalama 5 milyonluk nüfusuyla Mısır'ın en büyük ikinci şehri olma özelliği taşıyan İskenderiye şehri, ülkede aynı zamanda önemli bir liman ve Mısır'ın yüzde 40'lık endüstriyel faaliyetini barındırması nedeniyle üretim merkezi olarak biliniyor. 

Ancak tarihi ve canlılığıyla büyük önem taşıyan bu şehir, şimdi sular altında kalma riskiyle karşı karşıya. Üç tarafından Akdeniz'e kıyısı olan İskenderiye'yi yükselen su seviyesinden korumak isteyen Mısırlı yetkililer, dalgaların önüne geçebilmek için kıyılara beton bariyerler inşa ediyor. 

Son olarak 2015'te şiddetli bir fırtınanın etkisi altına giren ve yaklaşık üçte biri sele kapılan İskenderiye'de, sel sonucu en az 6 kişi ölmüş ve çok sayıda bina yıkılmıştı.

Birleşmiş Milletler dünyadaki deniz seviyesi artışının 2100'e dek 0.98 metreyi bulabileceğine dair yaptığı açıklamada, bu artışın kıyı şehirlerini, deltaları ve deniz seviyesine yakın ülkeler için risk oluşturduğu konusunda uyarmıştı.

Mısır'ın Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı, ülkedeki deniz seviyesinin 1993 yılına dek ortalama 1.8 milimetre yükseldiğini ancak sonraki 20 yılda bu artışın yılda 2.1 milimetreye yükseldiğini açıkladı. 2012'den bu yana ise ülkedeki deniz seviyesi artışı yılda 3.2 milimetreye kadar yükseldi. 

KARA DA BATIYOR

Yapılan ölçümlemeler aynı zamanda İskenderiye karasınında aynı oranda denize doğru batmakta olduğunu gösteriyor. Bu durum, tehlikeli sel riskinin de artmasına neden oluyor. 

2018'de yapılan bir araştırma, Nil Deltası'ndaki 734 kilometre karelik bir alanın 2050 yılına dek sular altında kalacağına işaret ediyor. Söz konusu bölgede yaşayan insanlar bu sorun nedeniyle hali hazırda çeşitli problemler yaşıyor. Şatbi mahallesinde yaşayan 52 yaşındaki Ebu Randa, 2015'te yaşanan sellerden bu yana evinde iki kez tadilat yapmak zorunda kaldığını söylüyor: "Tehlikeli olduğunu biliyoruz. Tüm bu bölgenin sular altında kalacağını biliyoruz. Ancak başka bir alternatifimiz yok."

'BU EVLER BİR GÜN YER ALTI MÜZESİ OLACAK'

67 yaşındaki balıkçı Seyyid Halil ise 2015'teki selin ardından yüzlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı El Meks mahallesinde yaşıyor. Son yıllarda hemen hemen her kış mevsiminde evlerinin deniz suları altında kaldığını söyleyen Halil, "El Meks mahallesinin birkaç on yıl sonra hala var olabileceğini hayal etmek güç. Tüm bu evler yok olabilir. Bu gördüğünüz evler bir gün yer altı müzesi olacak."

Mısır hükümeti mahalleyi korumak için deniz koruması inşa etse de mahalle sakinleri bu çalışmaların pek bir değişiklik yaratmadığını söylüyor. 39 yaşındaki balıkçı Abdülnebi el Sayyid, "Her yıl dalgalar bir önceki yılkinden daha güçlü bir şekilde geliyor. Herhangi bir gelişme görmüyoruz. Sadece insanları evlerini terk etmeye zorluyorlar."

ARKEOLOJİK KALINTILAR DA TEHLİKE ALTINDA

Şehirdeki arkeolojik kalıntılar da tehlike altında. Tehlike altındaki arkeolojik kalıntılardan biri olan Kayıtbay Kalesi, Ortaçağ'da antik Faros Feneri'nin kalıntıları üzerine inşa edilmişti. Kalenin özellikle tehlike altında olduğunu vurgulayan Mısır Kıyı Koruma Müdürü Aşur Abdül Kerim, güçlü dalgaların kalenin duvarlarını itmeye devam ettiğini açıkladı. Yetkililer bu nedenle Kale'yi koruma altına alabilmek amacıyla çevresine deniz bariyerleri inşa etmek zorunda kaldıklarını söylüyor.

Abdül Kerim'in ifadelerine göre, Mısır hükümeti İskenderiye kıyıları boyunca inşa edilen bariyer ve diğer koruyucu önlemler için 120 milyon dolardan fazla bir bütçe ayırıyor. Bariyerler olmadan kıyı üzerindeki yapıların zarar göreceğini söyleyen Abdül Kerim, "Böyle bir şey olursa, onarım 25 milyar dolara yakın bir bütçeye mal olabilir" endişesini dile getiriyor.